16 Kasım 2010 Salı

uzaklar!

Çocukluğumdan bu yana hep "uzaklar"a dair yazılar yazdım.. her akşamüstü, her kuşluk vakti, her yaz gecesi ve tüm o pastırma yazları uzaktaki "uzaklar"ı düşlemekle geçti.. atlaslardan öğrendim uzak isimleri, çocuğum olursa dedim Uzak olsun ismi.. ama bazen biri sizin yerinize sizin dile getirmeye çalıştığınız şeyi öyle bir dökmüştür ki kaleme, o vakitten sonra üzerine söz yazamaz olursunuz.. Ben yıllar evvel elime aldığımda "UZAKLAR" ı, ruhumu ele geçiren ve artık gitmeyi hayal ettiğim uzaklar hakkında yazmaya son verip ezberime bu satırları veren adama karşılaştığım ilk yerde teşekkür etmiştim...


Uzunca zamandır okumadığım o cümleler önüme serildi az evvel tesadüfle.. ve yine ruhuma doldu gitme isteği ezberimde canlanan sözlerle... tekrar teşekkürler Can Dündar.. ruhuna, kalemine sağlık!






"Ah! yollara çıkmak lazım şimdi...
Gride tükenmez krizler, nafile rutinler, virane ilişkiler bırakarak yelkenleri şişirmek lazım...
Doldurup bavula ertelenmiş coşkuları, rüzgarları sırtlamak, martıların peşine düşüp asfalt bilmez topraklara koşmak lazım...
Serseri bir şişede imzasız bir mektup olup meçhul kıyılara vurmak lazım...
Kış bastırdıkça baharın izini sürmek lazım...
Unutulmuş paslı bir hançer gibi çekilmek kınından ve yollara sürtündükçe yeniden bilenip ışımak lazım...
Ah! gökten yıldız yağıyordur oralarda; dallar hazdan kırılıyordur.
Şimdi uzaklarda olmak lazım... "

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder