31 Mayıs 2010 Pazartesi

adalet.. herkes ve her şey için!



Dün gece saat on bir civarından beri İsrail'in cüretine hayret etmeye çalışsam da artık hayret edememiş bir halde izliyorum olanları... E-postalarla, telefonlarla, tweetlerle ulaştık İsrail'e ait kanatlara.. Protesto ettik elimizden geldiğince, sessiz kalmadık, bu hukuksuzluğa karşı koyduk elimizden geldiğince, milletçe.. elbette hatalı tavırlar sergileyenler, yanlış adımlarda bulunanlar var.. Hitler'i haklı çıkarmaya çalışanlar.. tüm İsrail vatandaşlarını ya da tüm musevi kardeşlerimizi de sorumlu tutanlar... işi sadece Müslümanlara karşı yapılmış bir suçmuş gibi protestoya dökenler.....


Oysa,


Bu bir insanlık suçudur, ve İsrail suç üstü yakalanmıştır, kimbilir kaçıncı kez.. bu insanlığa ve vicdana karşı bir savaştır İsrail devleti ve ordusunca açılan.. ve İsrail koskoca dünyayı karşısına alacak kadar rahat, çünkü Obama (ne yazık ki!) sadece üzülebildi duruma.. ABD'den sert bir tepki gelmeyeceğini bildiği için yaylım ateşiyle domates tarlasına girer gibi girdi İsrail gemilere! Sorun İsrail'in dünyayı karşısına alıp alamayacağı değil, çünkü alacak, çünkü korkusu yok, çünkü alıştı ekranlarda vahşet yaratmaya (ilk değil bunlar hatırlayınız geçmiş defterleri, göz önünde kolu bacağı kırılanları) alışık! Sorun Dünya alabilecek mi İsrail'i karşısına?? İsrail'i karşısına alması bir ülke için Birleşik Devletleri karşısına almasıdır, ekonomik sorunlardır, korkudur. Ve cesaret gerekir bu adımı atmaya? Dünya cesur olacak mı bu hukuksuzluk karşısında? Asıl soru budur..


İsveç onurlu bir tavırla geri çekti elçisini İsrail'den, başka hangi ülkeler yapabilecek bunu? İsveç yaptı, çünkü sağlam bir ekonomisi var, jeopolitik anlamda İsrail'den uzak, doğal olarak İsrail'den korkusu yok.. Avrupa Birliği ABD'ye nazaran çok daha sert bir tavır koydu en azından, ama yeterli mi?


İnsanlık adına çok hayret verici tepkiler verildi twitter ve facebook gibi sosyal ağlarda.. Kimileri Hitler'i savundu, az bile yapmış diyerek, kimileri işi radikalliğe döktü, müslüman kardeşlerimizi savunmak için, kimi musevi dostlarımızı hedefe koydu, kimi İsrail'e tepki koyanları eleştirdi, biz ne diye yardım ediyoruz,Hamas'ın ülkesine, PKK'yı üstümüze kim salıyor bunlar yüzünden diyenler türedi... Lakin kitlenin genelinde aklı başında insanlar daha çok dersek haksız sayılmayız herhalde.. Zira bu gerçekten de Savaşta Bile Yapılmayacak kadar ağır ve haksız bir saldırıdır, hukuksuzluktur, Uluslarası sözleşmelere (Cenevre ve Oslo) aykırı hareketlerdir ve insanlığın vicdanına yapılmış bir bombardımandır, keza Gazze'de İsrail roketleriyle öldürülen çocuklarla, İsrail'de dondurma yerken Hamas'ın canlı bombalarına hedef olup ölen çocuk eştir, eşittir! İkiz Kuleler yıkıldığında ölen masum insanlar da kurbandı, bugün gemilerde katledilen dostlarımız da... Olayları ahlaksız siyasete döken şey devlet yönetimlerinin tutumudur.. ABD'nin Afganistan için bahanesi kendi ülkesinin kurbanlarıydı.. İsrail'in bahanesi sapanlardı.. kimse masum değil.. yardım adına cesaret gösteren silahsız kurbanlarla, haksızca öldürülen sivillerden başka...
Türkiye eğer uluslararası sahada bu olayı büyük bir hukuki davaya dönüştürüp zaten gün gibi ortada olan delilleriyle işin üzerine yürürse, tarihte bir kırılma gerçekleşir ve dünyanın gidişatı çok fazla değişir.....
İşte tam da bu yüzden, İnsanlık namına sessiz kalmamalıyız bu defa..
Din için, ırk için, siyaset için değil! İnsanlık ve Hukuk için ses çıkarma günü geldi!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder