27 Mayıs 2010 Perşembe

uyku.. bütün isteğim buydu..

bazen öyle tatlı, öyle derin bir uyku çörekleniyor ki göz kapaklarıma.. yerimden kımıldamayı geçtim, göz kapaklarımı hareket ettirmeye gücüm kalmıyor, uykusuz geçen günlere inat..

bedenim sanki dünyanın yükünü sırtlamışken, ruhum dayanılmaz bir hafiflik içine yuvarlanıyor gibi tuhaf bir duyguya sarılıyor zihnim.. akşam güneşi sızarken pencerelerden, perdeler ilk yaz rüzgârıyla uçuşurken ben uykunun kollarında kendimden geçiyorum..

huzurun en büyüğünü, o tatlı mayışıklık halinde, sarılırken bir bedene sarılır gibi incecik örtülere, yüzümde bir gülümsemeyle uykumun arasında duyumsuyorum...

ve her defasında aklıma Ahmet Haşim'in "bir günün sonunda arzu" şiiri geliyor, akşamları bahçedeki küçük havuzun başında okuduğum...

'Akşam, yine akşam, yine akşam,
Bir sırma kemerdir suya baksam;


Üstümde semâ kavs-i mutalsam

Akşam, yine akşam, yine akşam,
Göllerde bu dem bir kamış olsam!'


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder