7 Aralık 2010 Salı

geçmişini yeniden yaz

Gustav Klimt- Der Kuss

...eline bir Bedri Rahmi Eyüboğlu kitabı sıkıştırıp, bir okyanus öteye yolculamıştım çok sevdiğim bir adamı... haftalar boyu -bir yazarın dediği gibi- o hüzünden bu neşeye kondukça yüreğim, evimden uzakta başka bir kıtada dinlerken oblivion'u, ben de okudum Eyüboğlu'nun tekrar tekrar her bir şiirini... oradan oraya göçerken aklımda sorular ve kalbimde kanamalarla, uykusuz bir Viyana gecesinde, saraydan satın aldığım defterin kapağındaki Klimt'in Der Kuss'una baktım,  Coelho'nun kitabını yeniden okudum... sonra durdum ve o defterin ilk sayfasına -kente dönüşümde okusun diye- onun için bir mektup yazdım... ama mektubu okutmaya cesaret edemedim, çünkü kente ben döndüğümde çocuklar eteklerime sarılmadılar "haydi seni bekliyor!" diye... aksine o kırgınlıklarını bir okyanus boyu sırtlayıp, suskunluğuna sarılmış beklerken, çocuklar hüzünle sokak aralarına dağılmışlardı...


şimdi dosyalarımın arasına habersizce iliştirdiğin satırlara bakıp düşünüyorum: "geceyi uyut, günü yarat... geçmişi yeniden yaz, kaybolanı arat..." 


geçmişi yeniden yazmak mümkün mü? 


geçen gece uykumda kulağıma fısıltıyla bir ses çalındı... tek bir cümle akıyordu ard arda hiç durmadan... tanıdım sesini; 
o ses yitirdiğimiz geçmişin kayıp cümlelerinden bile daha gerçekti...

3 yorum:

  1. çocuklar eteklerime sarılmadılar "haydi seni bekliyor!" diye... aksine o kırgınlıklarını bir okyanus boyu sırtlayıp, suskunluğuna sarılmış beklerken, çocuklar hüzünle sokak aralarına dağılmışlardı...

    diyecek laf bulamıyorum.. hayal kırıklığının bu kadar iyi anlatıldığı başka bir yazı arayacağım..

    YanıtlaSil
  2. umarım daha iyisini bulamazsınız yoksa üzülürüm :) teşekkür ederim..

    YanıtlaSil