20 Temmuz 2010 Salı

dünyanın en güzel resmi!

Anneleri benim kuzenlerim, ablalarımdı. Ben küçüktüm onlar büyüktü, oyunlarda hakemdiler, annem olmayınca bakıcılarımdılar, resimlerimi çekendiler… sonra resimdeki abla görevindeki kuzen güzelinin annesi en büyük olduğu için ilk evlenenlerden oldu, ben daha ilkokuldaydım, herkesin bayıldığı dünya tatlısı karizmatik kocası bana matematik çalıştırırdı geldiklerinde, bazen de müzik… Nesli benim ablam değil teyzemdi yani öyle söylemeyi daha çok severdim. Çağla yani resimde dünya güzeli ufaklığın annesi ablaydı bize oyun kurar, gençlik maceralarına salya akıtmamızı sağlardı!

Uzak şehirlerdeydik ve onlar da büyüklerdi… uzun zaman ayrı kaldı dünyalarımız… sonra ben büyüdüm, üniversite için İstanbul’a geldiğimde artık işler daha başkaydı… çağla sırdaş, nesli dost oldular zamanla kuzenden, abladan öte… can oldular… Nesli nasıl bir zamanlar benim Neslihan teyzem, ablamsa ben onun kızı için öyle oldum, gün gelecek belki biz de sudenaz’la dost olacağız… Defne ise tam bir hediye benim için.. hayatımdaki ilk deneyimim, doğumundan önce, doğumunda ve sonrasında her şeyine tanık olduğum, resimlerini çektiğim, mama verdiğim, uyuttuğum annesi olmadığında annelik yapabildiğim bir pamuk prenses…

Ve bu resim dünyanın en içten, en güzel, en masum resmi… süt kuzularım onlar benim… anneleri kadar benim de kızlarım, canlarım…

1 yorum:

  1. Ayşem süper bir yazııı mest ettin bizi yawww.kızlarda büyüyünce okuyup değerlerinin farkına varacaklar ve onlarda kızlar arasındaki bağı yaşayacaklar...

    YanıtlaSil