5 Temmuz 2010 Pazartesi

yaz okulunda ilişkiler!



İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde yaz okuluna gitmek, hem de sadece uluslararası ilişkiler bölümünden ders alarak, hem de dolapdere kampusunde! Korkunç mu? evet: korkunç eğlenceli, korkunç keyifli, korkunç bilgilendiricidir!


Bir defa hâlâ sabırla okula gidiyor olmaya katlanmama sebep kesinlikle Uluslarası İlişkilerden ders alabiliyor olmam, nitekim dersleri muhteşem yapanların hocalar olduğunu ve o hocaların bazılarının hayat akışımda iyi birer pay sahibi oldukları düşünülürse, tabii bir de ders çıkışı havuza girmek sadece dolapderede mümkünse ben bütün yazımı keyifle okula feda edebilirim! nitekim sadece yaz okullarında (üstten ders almak koşuluyla) ve uluslararası ilişkilerden büyük merakla seçtiğim derslerin başlangıcında yaşadığım o ilkokulun ilk günü heyecanına bayılıyorum! Mide kasılması, bulantı, stres, heyecan, merak, portakal suyu dışında bir şeyi ağıza alamamak, onu da içtikten sonra daha beter olmak: evet biraz psikotik bir durum farkındayım, ama kendimi sarkastik ve anormalken daha çok seviyorum!


Çok sevdiğim Boğaç Erozan Hocamın dersini almadım bu yaz, neden almadığım konusu daha saçma, hocaya o kadar hayranım ve öyle çok seviyorum ki bu yaz ders alırsam alacak başka dersi kalmayacaktı, ben de sene içinde daha uzun zaman almayı uygun gördüm, ama Özge Onursal Beşgül, ki muhteşem insan, üstün güzellik, sonuna kadar cool olmak tanımlarının sahibidir ve çoğumuza göre yeri okul koridorları değil, hollywood perdeleridir, ama bu tabii ki onun konusuna olan hakimiyetini ve akademik gücünü asla alt edecek bir durum olarak karşımıza çıkmaz, hem film çeksin hem hocalık yapsın bence!


Murat Özbank'ı bu yaz iki derste göreceğim, her ne kadar sistem aldığım bir dersini bana reva görmese de demokrasilerde çare tükenmez, o dersi almadan bu okuldan gitmeyeceğim: ır 318 cinema and philosophy.. Döneme hızlı başladık, Yarına Özge Onursal için iki kitap aldım bugün kütüphaneden Huntington (A clash of Civilizations) ve Fukuyama (the end of history).... Bu arada bugün yayınevinin deposunda elimden 2000 e yakın Didar-ı Hürriyet (Sacit Kutlu) kitabı geçti.. alanların haberi olsun 239. sayfaya yanlışlıkla editör notu basılmış, üzerine beyaz sticker yapıştırdım :D
ve blogumu takip ettiğini söyleyip beni mest eden ve Tuğtan hocanın 441 dersini birlikte alacağımızı öğrenip çok sevindiğim çok sevgili arkadaşım Tuba çok öperim :)))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder