21 Temmuz 2010 Çarşamba

Sciences Po'yu hayal etmek!

Fransa'ya, Fransızlara (özellikle sarışın erkek Fransızlara), Fransızcaya hep merakım olmuştur. Her daim Fransızca bilip, Fransa'ya gidip, bir fransızla olmak cazip gelmiştir bana nedense... Kuzeyi, güneyi ama itiraf edeyim daha çok güneyi hep aklımı kurcalamış, Kanunî'nin ne demeye kalkıp bizim olan Nice'i alın sizin olsun bana lazım değil deyip Fransızlara vererek Türk milletini kahrettiğini anlamamışımdır... Çünkü isterim ki Rousseau'yu kendi dilinde okuyabileyim, Arles'te Van Gogh'un delilik ve dahilik sınırlarındaki gezintisinin izlerini sürebileyim, Louvre'da kaybolayım...


Nitekim,
Strasbourg'da, Paris'te, Bordeaux'da kampusleri bulunan Sciences Po adında malumunuz bir meşhur okul vardır... bu okul yıllardır benim rüyalarıma girer, orada okuyup bir siyaset bilimi yahut uluslararası ilişkiler kuramcısı olmayı hayal ederim... Nitekim eğer bir sorun olmaz da bu eylül Paris dolaylarına varabilirsem, okulu da şöyle bir turlamak niyetindeyim, zira pek çok sevdiğim arkadaşım Tuba bugün bana Sciences Po için görüşmem gereken yetkilinin kartını verdi. Tuba'yla şu anki hayali planlarımız Paris'te bir NGO'da çalışıp, Sciences Po'da master eyleyip, Nice'te tatil yapmak, lavanta tarlalarında kokudan bayılana kadar hoplayıp zıplamak üzerine kurulu!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder